Son dönemde Türk Lirası (TL), seçimlerin ilk turu öncesine göre yüzde 2.1 değer kaybederken, depremden bugüne yüzde 5.9, yılbaşından bugüne ise yüzde 6.4 kayıp yaşadı.

TL'nin son beş yıllık kaybı ise yüzde 80 seviyesindedir. EuroTL ise zirvenin hemen altında sınırlı bir düşüşle 21.80 bandında işlem görmektedir.

İstanbul serbest piyasasında dolar 19.9750 liradan, Euro ise 21.4500 liradan açılış yaptı.

Doların alış fiyatı 19.9730 lira iken satış fiyatı 19.9750 lira olarak belirlendi. Euro'nun alış fiyatı ise 21.4480 lira ve satış fiyatı 21.4500 lira olarak belirlendi.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), TL'nin değer kaybını sınırlamak için çaba sarf etse de son dönemde rezerv kayıpları devam etmektedir. TCMB'nin seçimlerin ilk turu öncesindeki haftada 9 milyar dolar rezerv kaybı yaşandı. Geçen hafta ise rezerv kaybı 3.5 milyar dolar olarak gerçekleşti. Bankacılar, rezerv kayıplarının bu hafta da devam ettiğini tahmin etmektedir.

Rezerv yeterliliği, piyasalarda en önemli endişe kaynaklarından biri olmaya devam etmektedir. Net uluslararası rezervler, geçen hafta 2.48 milyar dolar azalarak 2002'den beri ilk defa eksiye düşmüştür.

Bu yıl başından itibaren toplam rezervlerde kaydedilen düşüş, altın satışlarının da etkisiyle 19 Mayıs'a kadar 27.2 milyar dolara ulaşmıştır. Seçimlerin öncesindeki hafta, toplam rezerv kaybı 9 milyar dolar olarak gerçekleşmiş ve bankacılar tarihi bir döviz talebi olduğuna dikkat çekmişlerdir.

Altın rezervleri ise nisan sonundan bugüne kadar ithalat kısıtlarıyla birlikte 10.6 milyar dolar azalmıştır.

Piyasalarda, TL'nin daha fazla değer kaybetmesi gerektiği beklentisi, döviz talebini artırarak TCMB rezervlerini zorlayan önemli bir faktördür. Bankacılar, döviz talebinin yanı sıra bankalardan nakit döviz çıkışının da arttığına dikkat çekmektedir.

Herkesin Gözü, ABD Enflasyonunda! Herkesin Gözü, ABD Enflasyonunda!

Seçimlerin ikinci turu arasında kredi piyasası, istisna ve zorunlu durumlar dışında bankaların "durma noktasına" gelmesiyle birlikte mevduat faizlerinde yükseliş gözlemlenmektedir. Yüksek miktarlı işlemlerde başlayan aylık vadeli mevduat faizleri, bazı bankalarda daha düşük miktarlara doğru da yayılmaktadır. Bankacılar, Kredi Kayıt Bürosu (KKM) dahil olmak üzere her tür mevduat faizinin yükselişte olduğunu belirtmektedir. Ayrıca, vade başında getiri ödeyen farklı mevduat ürünleri de sunulmaya başlanmıştır.

Bankacılar, KKM ve mevduat dışında "pek bir işlem" yapamadıklarını ifade etmektedirler.

Mevcut sistemin sürdürülebilirliği konusunda bankacıların endişe ve eleştirileri artmaktadır. Bu nedenle, ikinci tur sonrasında ekonomi ve diğer politikalarda değişiklik getirecek bir sonuç çıkıp çıkmayacağı, piyasalar açısından hala en kritik sorudur.

Editör: Burhanettin Ercuman